
Kaçtım sonunda İstanbul'dan..
.. olacağı buydu!
Hem ruhum ağrıyordu hem bedenim.. kronikleşecekti hafifletmeseydim.. hem, ne kadar uzak kalabilirdim ki zaten? Sonunda oldu. Kaçtım. Arkama bakmadan hem de!
Erguvanlara inat, zeytin ağaçlarına koştum..
Küçük siyah valizime Siyah Kuğunun Şarkısı'nı, defter ve kalemlerimi, mumlarımı, yasemin kokulu tütsülerimi, Cennet İlahileri'ni, Seni Seviyorum'u, İlhan-ı Aşk'ı ve Sevgililer Günü'nü koydum. Biliyordum çünkü, O'nun müziği ve sözcüklerinin yardımıyla açılacaktı yolum..

.. kimselere haber vermeden, gece otobüsüyle, sabah orada uyanmak için yola koyuldum.. orada.. sokakları zeytin kokan Ayvalık'ımda.. hem de sadece kendime güneşli mavi bir sabah armağan etmek için..

İnince pansiyona bile uğramadan hemen fırından sıcacık köy ekmeği aldım. Minik odama çantamı bırakır bırakmaz mutfağa girip çay demledim, kendime terasta minik bir kahvaltı hazırladım. Ah işte nihayet zeytinyağına ekmeğimi bandım... o leziz mi leziz ekmeği.. yanında tulum peynirinin en güzeli, zeytinin en yeşili..
ve ah! o mis kokan domatesler..

.. ve karşımda deniz! hem de süt gibi bir deniz..
gözlerimden ruhuma akıtırken özlediğim mavilikleri, çayımı mutlulukla yudumladım..
o an çıkmaya başladı işte kanatlarım, yeniden.. parmaklarım da kalem aramaya başladı kanatlarım filizlenince..
.. yazılacak sözcükleri yakalamak için sokaklara çıktım.

Bu kadar mı özlenirsin be Cunda?
Yani bu kadar mı özlenirsin?
Derin derin içime çektim havadaki o güzelim kokuyu.. taş evlere dokundum.. yürümekten yoruldukça taş basamaklarına oturdum o güzel evlerin.. oralardaki yaşamları düşleyerek.. beyaz keten örtüler üzerine kondurulmuş meze tabakları ve rakı şişeleriyle, dolunaya karşı kurulmuş upuzun sofralar girdi düşlerimin kadrajına zaman zaman.. kaç kez doldu gözlerim.. bir parçamı hep bir yerlerde bırakmak zorunda mıyım ben? diye defalarca kendime sordum..

Çoktan uyanmıştı doğa kış uykusundan, çoktan çiçeklenmişti de meyveye bile durmuştu ağaçlar. Ben uyurken! Ben içimdeki kapılar sımsıkı kapalı uyurken, gelincikler açmıştı yol kenarlarında... O narin güzellikleriyle.. usulca dokundum, sevdim incitmeden.. kelebeklere benzetirim onları daima.. uçamayan kelebekler..

Özlediğim lezzetleri tattım sonra...
Peynirin, zeytinin en güzeli, kahvenin en köpüklüsü, dondurmanın en sakızlısı oradaydı. Sevgili minik tatlıhaneme, Güler'e de uğradım. Murat Bey sözleri ve ikramlarıyla yine beni mahçup etti, damağımda lor tatlısının eşsiz tadı, elimde bir kutu tazecik sakızlı kurabiye, mutlulukla ayrıldım oradan.

Akşamları pansiyonun terasında, hafifçe üşüyerek de olsa günbatımına kaldırdım kadehimi.
Güneş kızıl saçlarını usulca denize örterken denizin yanakları pembeleşiyor, sevgilisini sımsıkı kucaklıyordu. Öyle güzel batabilen bir güneşe karşı, hani şairin dediği gibi "içmeyip de ne halt edeceksin?"

.. karanlıkta el yordamıyla yürüdüm, içimin kıyılarına vardım nihayetinde.
kilitli kapıyı açtım.
sonra sözcükler dökülmeye başladı kalemin ucundan.. dönüşte hiç uyumadım.. kainatın sonsuzluğunu ve önümdeki uzun yolculukları düşündükçe içim ürperdi.. oluştuğum hücreler toza dönüp dağılıncaya kadar, ruhum konuk olduğu bu bedende daha neler yaşayacaktı kimbilir? bir yandan yolun ne kadar başında olduğunu düşündüm, bir yandan belki ortasında, belki sonunda olduğumu..
ama bunu asla bilemeyeceğimi...



64 yorum:
ayvalık harikadır.hele hele bu mevsimde.dün adalarda dolaşırken el ele sevgilime dönüp söyledim bunu:
ayvalığa gidelim..cundaya..ille çok uzun vakitlere ihtiyacımız yok.bir gün bile yeter.tmm dedi.başka yerlere gittim sayende az evvel.işle alakalı herşeyin üstünden uçup gittim.teşekkürler
İnsanın bir parçası hep bir yerlerde kalıyor ama oraların bir parçası sende!Benim de aklım hiç görmediğim Ayvalık'ta kaldı.:)
Ilginc olani ne biliyor musun, ben bir gun Istanbul'a kacabilme ihtimali ile avutuyorum kendimi buralarda, sen ondan kacmak. umarim hayat guzel bir oyun oynar da ikimizde sevgililerimize kavusuruz...
Merhaba yazınızı anlatımınızı resimleriniz beğendim guzel hoş dinlendirici geldi bana.RABBİM gonlunuzdekini hakkınızda hayırlı eylesin.
gul rabia
Ayvalığımıza hoş gelmişsiniz.Ayvalık ve Cunda'da bahar başkadır.Güneşin doğuşu ve batışı ,iki farklı hayat yaşatır sanki insana.Umarım taze enginar ve bakla yemişsinizdir.Sevgiler.
ne diyebilir ne yorum yapabilirim ki çok güzel yazmış ve fotoğraflamışsın ben de geçen gün eşime hadi gidelim hem dinlenelim hem demlenelim cunda da diyordum.şimdi daha da heveslendim.iyi ki kaçmışsın keyfine bak sibel...
ben bu alemde yeniyim bana da beklerim....
Ah be! Sibel içimi titrettin, şimdi orda olmak vardı geçti içimden.
Sevgili Sibel,
ne güzeldir o kaçışlar ah ben de kaçabilseydim bu karanlık ve donuk şehirden. Ayvalık beni de çok etkilemiştir ama benim gönlüm hep Muğla'da oldu özellikle de Gökova'da. Bir gün oraya kavuşmak ümidiyle çekiyorum buraları. Yoksa dayanacak gücüm de kalmazdı direncim de.
Ne güzel anlatmışsın ve tabi ki ne güzel yaşamışsın. Yoksa bu kadar güzel yansır mıydı kelimelere...
Sevgili Sibel,
Ne kiskandim anlatamam.. Ne guzel afferim sana. Boyle ani yasamak, yasayabilmek. Ne guzel.
Bu kaldigin pansiyonun telefonu varsa bana bir ara e mail ile yazar misin? Senin yuzunden Ayvalik a gidecegiz herhalde. Oyle guzel anlatmissin ki.
Sevgiler,
Bobby ve Emine nin annesi.
Ayvalık çok güzeldir ama sende gerçekten çok güzel anlatmışsın, fotoğraflarında çok güzel allah içine sindirsin gönlüne göre versin Sevgiler canım...
Günümü aydınlattın yine, sana da günaydın Sibelcim.. Şimdi bu saatte ofise yeni gelmiş, elimde kepekli ekmeğe yapılmış az yağlı beyaz peynirli sandivicimi kemirip ofis çayını yudumlarken, resimdeki domateslerin kokusu doldu içime, kimseye çaktırmadan bir zeytin attım ağzıma, en yeşilinden :-) Hayat bazen bulunduğumuz yere bağlıyor ya bizi, o haldeyim ve bir süre daha buralardayım.. Emek vermem, çok çalışmam lazım kendi adıma gelecek günler için.. Neyse ki sen daha şanslısın şu sıralar benden:-) Anlat anlatabildiğin kadar canım, boşver içimiz titresin... Böylesi de çok zevkli şu anda.. Sağol, varol..
Ne güzel yazmışsın Sibel
İçim gitti. Cundayı hiç görmedim ama çok istiyorum bir gün gitmeyi. Keşke senin gibi kaçıp gidebilsem. AHHHHH bekarlık.......
Sevgili Sibel, en azından hasta olmadığına sevindim. Bugün de bilgisayarımı açıp, ekolojik pazarın renkleri'yle karşılaşsaydım, gerçekten iyice meraklanmaya başlayacaktım, Sibel iyi mi acaba diye? Bizi bu kadar uzun süre yazılarından mahrum bırakmazdı, bi şey mi oldu diye? Gerçi anladığım kadarıyla bişeyler olmuş içinde bi yerlerde... Ama ne güzel yapmışsın, umarım dediğin gibi hafiflemişsindir. Bu aralar benim de hafiflemeye öyle ihtiyacım var ki, en azından yazılarını okurken yapabiliyorum bunu... Bi de ben pek (hatta hiç!) İlhan İrem dinlemem ama, Candan Erçetin'in benim duygularımı anlattığına inanırım. "Bir parçanı bir yerlerde bırakmak" deyince aklıma "Elbette" albümü geldi. Onu dinlemek bana iyi gelir, bi dene vaktin olursa.. Sevgilerimle, kendine iyi bak.. Ankara'dan İştar
Piqi, tam da bu mevsimde henüz kalabalıklaşmadan gidin derim. Gerçekten de bir gün bile yeter ve değer..
Meraklı, böyle düşünmemiştim bak hiç:) Ayvalık'ın bir parçası bende yani..
Sevgili b, ben İstanbul'dan kaçmayı değil aslında, hem burada hem Ege'mde olabilmeyi istiyorum! Tabi ki böyle birşeyin imkanı yok:) Umarım bir denge kurabilir, ya da kesin bir seçim yapabilirim zamanla..
Esrem, enginar kısmet olmadı ama baklayı alıp getirdim, evde pişirdim:)
Meltem mutlaka gidin, orada da dinlenmek de demlenmek de harika!
Sevdamavisi, Gökova da çok güzeldir.. Anneciğimle kısa bir tatil yapmıştık orada, o ılık denizine hayran kalmıştım. Yaz geliyor, sen de bir kaçış planı yaparsın belki?
Bobby ve Emine'nin annesi, sibel_suslu@yahoo.com adresine bir mail atar mısınız?
Aklımdakiler, inan ki benim kahvaltım da seninkinden fazlaca farklı sayılmazdı bu sabah. Ama olduğumuz yerlere bağlı da kalsak düşlerimizde özgürüz, inan buna.
Fatoş, sen de eşinle birlikte bir haftasonu kaçabilirsin Cunda'ya, inan ki fazla zaman ve para ayırmadan da böyle güzel bir kaçamak mümkün.
İştar, sağolasın.. döneli bir hafta olmasına rağmen nedense sözcükleri toparlayıp yazamamıştım bir türlü. İlhan İrem'in benim hayatımda çok özel bir yeri var, içime yaptığım yolculuklarda bana ışık tutuyor, o yüzden sürekli anıyorum..
Sevgili Gül Rabia, Kuzine, Almula, sizlere de çok teşekkür ederim.
Işık ve sevgiyle..
Çok canım çekti benim de.Nasıl güzel anlatmışsın geçen sene baharda gitmiş doyamamıştık ayvalık ve cundaya yazını okuduktan sonra yine gitmek istedim hemen bir organizasyon yapıyoruz hafta sonu için inşallah aksilik olmaz.Sibel rica etsem kaldığın pansiyonun adını ve telefonunu yazarmısın.Sevgiler
Nurcan
Sibelcim canım arkadaşım ne güzel yapmışsın ve sevdiğin yerlere kavuşmuşsun... Çok çok imrendim inan, mis gibi havayı ciğerlerime çekmek, Cunda'nın balıkçılarının eşsiz lezzetlerini denemek, Şeytan sofrasında günbatımını izlemek isterdim... Benim için bunları da yaparsın değil mi tabii ki de balık kısmı dışında(:
Sevgilerimle, sana harika bir tatil diliyorum...
Begüm
Çok güzel anlatmışsın, çook..
Resimler güzel, anlatım güzel. İnsanın bilgisayarı bile kapatmadan,kaçıp oralara gidesi geliyor. Bende erdek'liyim, nasıl burnumda tüttü şimdi.
Sağolasın...
Ne iyi etmişsin. İşin tuhaf yanı ne biliyor musun? Ne zaman yazılarını okusam "yine beni anlatmış" diyorum. Bugün de öyle oldu.
Sıcacık bir çorbayı hayal etsem ertesi gün ya da o gün mis gibi kokan (kokusu bile geliyor buraya kadar. Bana ne yaptığını görüyor musun?)çorbayla geliyorsun, "ah şimdi Çanakkale'de olmalıydım" desem oranın sokaklarını adımladığını görüyorum. Annemi çok özlediğimi hissettiğimde annenle yaptığınız İstanbul turlarını okuyorum. Ne yapıcam ben senle yaa! :)
Ada
Sibel, öyle bir yağdı ki yağmur, temizleyiverdi sokakları burada. Sonrasındaki dinginlik var ya hani, tam da o dinginlikte okudum bu içime huzur veren yazını. Ne iyi ettin de paylaştın.
sevgili Sibel,
yeni yazını gördüğüm zaman çok sevindim. aldım hemen bir fincan kahvemi ve oturdum bilgisayarın başına. çok güzel anlatmışsın oraları.inşallah için biraz olsun rahatlamıştır.
sevgilerimle,
gorki
sibelcim biz de annemlerle gitmeyi dusunuyoruz ayvalik cunda taraflarina bu sene, onerebilecegin uygun fiyatli guzel bir pansiyon ya da apart ev tarzi bir yer var mi? senin tercihler genelde cok guzel oluyor..
Merhaba Sibel,
Anlatımın ve fotoğraflar çok güzel. Herkes gibi ben de şu sıralar kuzumla beraber bir yerlere kaçmak istiyorum. Aklımda Gelibolu-Assos vardı. Şimdi de Cunda'ya gitmek istiyorum:) Bize otel, restaurant vs tavsiye edersen, seviniriz.
Sevgiler.
Ah be guzel arkadasim bukadarmi guzel yazilir. Nasil canim oralari gormek istedi anlatamam. Icim sizladi desem yeridir. Simdi orada olmak vardi mis gibi doganin, denizin o guzelligin kokusunu icine cekmek vardi. Off be Sibel.. BOylede yazilmazki..
Sevgiler
Alev
Merhaba Sibelcim,
Senin sayende tekrar dolaştım zeytin ağaçlarının sımsıcak ısıtan o güzel güneşin altında.Eline yüreğine sağlık:)
Selamlar,
Nilgün
selam merhaba ben sızı nette gezerken gordum
cok begendım ya sız ve arkadaslarınız bloglarla kendınıze bır dunya yaratmıssınız
brovo dogrusu
benım bır forum sıtem var vede tabı senın sıtende cok guzel eger sızde ıstersenız forumda sızı yonetıcı yapıp orada emeklerınızı paylasabılırsınız nedersınız
forum sıtem
www.forumdapaylas.com
beklerım sızı bana mail atın
mukoonline@hotmail.com
adresınden ulaşabılırsınız
ah sibel! gene ne güzel yazmissin? ben hic ayvaliga gitmedim. ama senin yazilarini okuyali hep hayalimde. maalesef bu seneki tatilimizin plani yapildi ve icinde ayvalik bulunmuyor. ama ALLAH kismet ederse, belki seneye olur. insallah olur!!! cok, cok istiyorum! kaldigin o pansiyonun adresini bana verebilirsen... mutlaka gitmeliyim! isvicreden sevim
mail: severcan03@yahoo.de
Begümcüğüm, tatilden çoktan döndüm! Sadece 3 günlüktü zaten, bitiverdi malesef.. Ama tabi ki balık dışında tüm o güzellikleri özleyen herkesin yerine de tattım:)
Müge, Ayvalık yakamı bıraksa (!) görmek istediğim öyle çok yer var ki daha.. Ama her tatilde oraya kaçmayı düşlüyorum! Erdek de çok güzeldir eminim..
Sevgili Ada, ne desem bilmem ki? Aynı şeyleri düşünüp hissetmemiz harika.. Ben de senin yorumlarını keyifle okuyorum, aaa Ada yazmış diyorum:)
Defne, keyif almana sevindim. Bu sabah da buraları yıkanıyor, misler gibi kokuyor hava. Bahar yağmurları bir başka değil mi..
Gorkicim sağolasın, rahatladı içim gerçekten, arındım temizlendim adeta..
Alevciğim üzülme, ben de hiç ummuyordum böyle bir kaçamağı ama oldu işte, belki siz de kaçıverirsiniz bir haftasonu bir yerlere, belli mi olur?
Sevgili Nilgün, sana da ufak bir gezinti yaptırdığıma sevindim:)
Anonim, ilgin ve güzel sözlerin için çok teşekkür ederim ancak başka bir sitede yazmayı düşünmüyorum..
Nurcan, Evren, Sebla ve Sevim, sizlere de mail attım.
ışık ve sevgiyle..
O kadar güzel anlatmışsın ki içimden şuan orda olmak geldi herkes gibi. Sayfanı sık sık ziyaret etmeme rağmen ilk kez yorum yapma fırsatı buluyorum ve birçok ortak noktamız olduğunu farkettim. İstanbul'a verdiğimiz sözü tutup İstanbul'a gelişimizden bursumuza aldığımız eğitime kadar:))Sana bir de sorum olacak. Blog aleminde yeni olmam dolayısıyla bazı şeyleri yeni öğreniyorum. Üstteki fotoğrafı yani 'Sibel'in Kahvesi' yazan kahve fincanlı fotoyu nasıl koydun?Şimdiden teşekkürler.
Bursumuza:)))ne bursuysa artık:))Tabii ki burç olacak.
MERHABA BEN ZERRİN İSTANBULDA YAŞIYORUM 26 YAŞIMDAYIM SEN VE TİJEN HANIM VE EVCİNİNDE KAYITLI OLAN DİĞER BLOGLAR İNANIN ARKADAŞLARIM GİBİ OLDU BENİM 3 YAŞINDA BİR OĞLUM VAR SİZDEN RİCAM ŞUDUR EĞER BİR TOPLANTI BİR KAHVE İÇİMLİK BİLE OLSA LÜTFEN BLOGUM YOK AMA İNAN ÖZELLİKLE SENİNLE VE TİJEN HANIMLA TANIŞMAK GÖNÜLDEN İSTİYORUM İYİGÜNLER zerrin@vicem.com.tr
Sibelllll,
Bu ne guzel bir macera! Insani imrendiriyorsun. Bu nasil bir anlatim! Okuduklarim bitmesin istiyorum... Sen essiz birisin, muthissin. Daha bin tane begeni cumlesi sigdirabilirim buraya ama yeter dedirtmek istemiyorum:)))
Sevgiler
Sezil
Tatlı Sibel'ciğim,
Çok iyi etmişsin gitmekle. Aklıma bir yaz günü açtığım kapılar geldi. Aynı kapılar. Dolunaydı. Aylardan ağustostu ve ben bugünkünden 10 yaş gençtim. Sanki senin yaşadıklarını ben yaşamıştım on yıl önce.
çok kıskandııım :)
Merhaba Sibel
Gecenin kör yarısı ofisimde çalışırken bi kahve molasında okuduğum bu yazı beni taaa nerelere götürdü. Harika vakit geçirmissin. İnan çok imrendim.
Mümkünse kaldığın o pansiyonun telefon numarasını bana mail atar mısın? Tek başıma çıkıp gitmek, herşeyden uzaklaşmak istiyorum.
Sibelcim hangi fırından aldın ? nerede kaldın.. hemmanzarası da çok güzel.. pek merak ettim.. kaçasım gelir benim yine bir kaç haftaya o zaman gitmek için soruyorum.. reklam vermem dersen eposta atar mısın ? sağol, öptüm
Sibelcim,
Ayvalik ne zamandir gidemedigim icin cok ozledigim bir yer. Hele Cunda adasi burnumda tuttu inan ki...
Benim icin de gez, benim icin de tostundan ye olur mu?
sevgiler,
Papatya
Ege... Düşlerim yarısı orada...
Düşlerimden kocaman bir dilim yaşamışsın...
Sevgiler
IHLAMUR
Ladybug, teşekkürler:) Fincanlı fotoğrafı kardeşim yüklemişti, bir "coder"in ablası olmama rağmen benim kodlarla aram hiç iyi değil, header yapmayı da malesef bilmiyorum..
Yapma Sezil, saklanacak delik arayacağım şimdi:)) Canımsın, sağolasın!
Ablacığım, seninle hemen hemen aynı dönemlerde birbirine benzer süreçlerden geçtiğimizi ben de hissediyorum. İnşallah varacağım nokta ne olursa olsun ben de senin gibi içsel huzurumu sürekli korumayı başarabilirim..
Seda kıskanma hadi sen de kaç bir fırsatta:)
Renklipamuklar, bana bir mail atabilir misin?
Papatyacım gezdim bitti, tostları yedim bitti bile:) Ama zaten gidemeyen herkesin niyetine yedim, o anları blogda paylaşacağımı düşünerek..
Ihlamur, o düşlerden daha büyük bir dilimi en kısa sürede yaşarsın dilerim ki..
Zerrin ve Limonçiçeği, size mail attım.
ışık ve sevgiyle..
sibelcim mailin icin tesekkurler canim, ablam aramis konusmus, insallah bizi de seninki gibi guzel bir tatil bekliyor :)
Merhaba Sibel,
Her zamanki gibi çok güzel anlatmışsın yine...Bayıldım..Ben de diğer arkadaşlarım gibi,kaldığın pansiyonun bilgilerini öğrenmek istiyorum.Şimdiden teşekkür ederim.Serpil
Sevgili sibel,
Gerçekten çok güzel anlatmışsın özelini ve sevgini öyleki bu işten bunaldığım günlerde beni sürekli davet eden Ayvalık lı arkadaşımın yanına uçmak için ancak bu kadar heyecanlanabilirdim.
Teşekkür ederim...
http://aslininbahcesi.blogcu.com/
Ah be Sibel..
Sevgili Sibel,
Yazını okuyunca içim cız etti...burnumun direği sızladı ve acaip bir özlem depreşti mavinin en koyusu arşipele, Ege'ye...kısacık da olsa çok iyi yapmışsın kaçmakla. Haydi darısı başıma :)
Sevgiler,
Derya
SONRASI
Sonra büyüdüler kanatlarında martıların sonra büyüdüler ve korktular mağaralarının uzaklıklarından ve tanımadılar hiç
birbirlerini,hiç anlamadılar..hiç..oysa sevmezlerdi
onlar yakamozları,dalyanlarda
sevişmezlerdi,tutkuları gözlerinde
dolaştılar ve umdular ne garip..?
çatladı avuçları,dudakları alınları
kimbilir..?dolaştılar ellerinde,
göllerinde kuğuların aldı başlarını
gitti kuğular,gitti martılar,
gitti her şey,dönmedi kırıldı
birşeyler,döküldü ezildi içlerinde
biryerlerinde burkuldu birşeyler,
aldırmadılar,kondu baykuşlar sonra,
damlarına dostluklarının genç mi genç,çocukmu çocuk...
yazdı mürekkep balıkları en derinlerine tutkularını ve duymadı
ve bilmedi kimsecikler
uskurundan başka vapurların
ve o martıdan başka
.............
sonra büyüdüler kanatlarında martıların
sonra büyüdüler ve korktular
mağralarından uzaklıkların ve hiç
tanımadılar birbirlerini,
hiç anlamadılar hiç...
Ergun
Evrenciğim çok sevindim! Güzel bir tatil dilerim size şimdiden. Tatil sonrası yazını da merakla bekliyorum:)
Serpil teşekkürler, dün sana mail attım.
Aslı, öyle bir davet bekletilir mi hiç? Bence hemen uç, benden de selam götür!
Sevgili Işıl ve Derya, sizin de içinizin çektiği yerlerde olmanızı diliyorum..
Ergun, paylaştığınız dizeler için çok teşekkür ederim..
ışık ve sevgiyle..
gene bir iç açıcı email ile gelmişsin.yazıların ve resimlerin gerçekten çok pozitif bir etkisi vardır.teşekkürler paylaşım için.
ah be sibel goremeden oyle deli bi sevdirdin ki Ayvalık'i... Hadi bu yaz tatiline gidelim desem, hamilelik durumu malum... off off en iyi ihtimal seney yaz gibi gorunuyor desene...
Kaçmak lazım Sibel..... ne mutlu gidebilene.
Bunaldığım zamanlarda yazılarını okumak çok iyi geliyor, sen çok yaşa e mi!
Sibelcim merhaba, harika anlatmışsın, tebrik ederim. Bizde eşimle birlikte birzkaç günlüğüne kaçmak istiyoruz oralara ama bildiğimiz bir yer yok. Kaldığın yeri önerebilirsen sevinirim. Teşekkürler
Dönüp dönüp yazını bir daha okuyorum, özlediğim Sibel yazılarından olmuş. Her okuyuşumda okullar kapanmadan bir kaç günlüğüne ben de kaçsam, ama nasıl kaçsam, planları yapar oldum.
Sibel Hanim merhaba,
Dışarıda yediğimiz makarnalardaki sebze sosunun içinde soya filizi de bulunuyor sanırım:) Evde boyle makarnalar yapmak istiyorum. Tarifini verebilir misiniz?
Eni, o pozitif elektriği geçirebiliyorsam mutlu olurum:) teşekkür ederim.
Pia, aslında gidebilirsin yine de, sadece denize girmezsin belki? Zaten Ayvalık denize girmeden de çok güzel.. Olmazsa bahar bitmeden bir kaçış planı da siz yapın:)
Tülinciğim sağolasın!
Ahimsa, bana bir mail atar mısın?
Kuzineciğim teşekkür ederim:) Plan yapmak iyidir, plansız kaçmak daha da iyidir! Mutlaka denemelisin derim:)
Anonim, böyle makarnalar derken fotoğraftaki makarnayı mı kastettiniz? Ben soya filizi kullanmadım, sadece zeytinyağında biraz domates soteleyip yeşil zeytin ekledim, bunu haşladığım tam buğday makarnasına karıştırdım. İsterseniz soya filizi de ekleyebilirsiniz, daha da zengin bir makarna olur.
Ne kadar güzel yazmış, ne kadar güzel resmetmişsin yaşadıklarını. Hakikaten çok güzelmiş Ayvalık. Gidip göremedim ama görmeyi çok istiyorum. Tadını çıkar diyorum başka da birşey diyemiyorum. Sevgilerimle...
Sibel hanım sayfanız çok güzel. Bende geçen yaz Ayvalığı görme şansını buldum. Bir günlük tekn e turu gezintisiydi. Ama gerçekten bayıldım. Dondurması, Cunda Adası ve Papalina :) nefis adalar çok güzeldi. Şeytan sofrasının yan dığı günlerdi maalesef. Blogunuz çok güzel bu arada. TÜLİN
Ebru teşekkür ederim.. Umarım sen de böyle bir kaçış şansı verirsin kendine.. insan o şansı kendine vermezse başka hiçkimse vermiyor inan!
Tülin güzel sözlerinize teşekkür ederim.. Ayvalık'a ilk gidişimde ben de ufak bir tekne turu yapmıştım, ama sokaklarına da inmek gerek:)
Sevgili Sibel,
O kadar depresif bir ruh hali icerisindeydim ki ise daha yeni gelmis, Ankara'da ne isim oldugunu yuzbininci kez kendime sorarken ve belki inanmayacaksin ama tek bir damla gozumden asagi suzulurken, mavi gokyuzu, gunesli gunler ve deniz ozlemi icerisinde bi gun daha nasil gececek derken, birden onume bu gunesli, mavi, deniz ve zeytin kokulu yazin cikti..Penceresiz ofis odama gunes dogdu once, sonra da masmavi oldu her yer.. Birkac satirini okudum kapattim, buyu bozulmasin diye, sonra dayanamayip iki saniye sonra tekrar actim sonuna kadar okudum.. Cok tesekkurler bu kadar guzel bir armagan almamistim gunlerdir.. Hemen anneannemi aradim. Bu sene İstanbul'dan kacip Ayvalik'a tasindilar ve hem dedem hem anneannem ikisi de yeni dogmus gibiler! Hemen bir kutu sakizli kurabiye siparisi verdim, biraz da deniz kokusu..Ikısini de gondermeye soz verdiler. Benim icin bu haftasonu papalina yiyecekler :)
Artik cok bunaldigimda dayanamazsam atlar giderim Ayvalik'a diyorum. Sibel gibi..Bir gun icin bile olsa deger..:))
Basarilarinin devamini diliyorum, guzel paylasimlarin icin tekrar tesekkurler... Yazilarini dort gozle bekliyorum!
Bahar
ama bu kadarda olmazki:) aramizda Ayvalik'tan yaklasik 8000-km uzakta Amerika'da yasayanlar olabilir...bu kadarda guzel anlatilmazki bizim oralar..okurken gozlerim doldu..
Sevgili Bahar, yorumun o kadar mutlu etti ki beni, bir ışık yansıtabiliyorum diye öyle çok sevindim ki bilemezsin.. Bir günlüğüne bile olsa kaçış güzeldir, bunu bir kez yaptığında niye daha önce yapmamışım diyeceğine emin olabilirsin. Hem madem artık anneannen ve deden orada, hiç düşünme "kaç" derim:) Sakızlı kurabiyelerini de afiyetle ye!
Sevgili Cansu, ne desem bilemedim şimdi.. seni üzdüysem affet, ama bu sayfaları "pencere" olarak gör olur mu? içeri denizin kokusu ve maviliği girer belki o zaman..
ışık ve sevgiyle...
Dilerim ki bu haftasonu da İzmir'e kaçabilir, yanınıza bu kez albümleri almanıza gerek kalmaksızın bir "ayin" yaşarsınız...
Işık ve Sevgiyle...
Sevgili Shalamar, yanıtı bugünkü yazımla verdim sanırım.. bu arada sizi burada görmek çok ama çok güzel!
ışık ve sevgiyle..
Sibel Hanim,
Ayvalik'ta tek basima rahat kalabilecegim bir pansion desem,sizin kaldigniz yerin adini istesem??
Blog iniza ekmek tarifi karistirirken denk geldim.Takip ediyorum.
Daha sik yazsaniz keske diyorum.
Izmir'den size Ege havasi ve sevgiler yolluyorum.
garfette@hotmail.com
Sevgili Baby-b, daha sık yazmayı ben de istiyorum ama koşullar ancak bu kadarına izin veriyor şu sıralar.. Ama siteyi güncelleme fikri daima kafamda oluyor, yemek yaparken, gezerken, yaşarken:) Sadece yazmış olmak için yazmak istemediğimden ara açılıyor.. Pansiyonla ilgili size mail attım.
Merhaba Sibel
Cunda'ya olan sevginiz ve güzel anlatımınız üzerine sizden bir isteğim var Cunda'da nerede kalınır nerede yenir?Sizin tercihlerinizin ;yazılarınız ve tarifleriniz gibi beğenimi toplayacağından eminim.. Mesajımı yanıtlamaya zaman ayırabilirseniz şimdiden teşekkürler
Şenay
Merhaba Şenay, Cunda'da kalmadığım için yer önerisi yapamayacağım ama ne yiyebileceğiniz konusunda arşivime göz atabilirsiniz. Geçen yaz gittiğim tatil sonrasında yazmıştım.
Sevgiler...
Yorum Gönder